Frig Yazıtları

ilçemizin köylerinden bulunup getirilerek Jandarma Komutanlı’ğı önünde sergilenen(!) tarihi kalıntılara bakıldığında Göynük geçmişi Frigler’e kadar uzanmaktadır. Hazine avcıları tarafından çıkarılıp Jandarma tarafından el konulan yada civar köylülerinin bulup teslim ettikleri yazılı taşlar Jandarma Komutanlığı önünde gezilip görülebilir. Yeterli kaynak olmasa da çıkan bu tarihi eserlerden ve üstlerindeki yazı ve kitabelerden Göynük’ün Frigler, Lidyalılar, Bitinyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlılar’a kadar çeşitli kültürlere ev sahipliği yaptığı anlaşılmışmaktadır.

M.Ö. 1200 – 620 tarihlerinde Frigler doguya dogru ilerleyerek Bitinia’yi () almislardir. Friglere ait en eski belge 1966 yilinda Göynük’ün (Germanos) Sogukçam Köyünde bulunmustur. Sogukçam Köyünün ve Türbeönü Kayasinin bulundugu çevre, esas kismi Asar Tepe’de bulunan bir frig yerlesim yerini belirlemektedir.Cumhuriyet öncesinde ise Göynük, Bursa ve Eskisehir’e bagli bir voyvodalik olarak yönetilmistir. Bolu’dan voyvodalik, II. Mahmut emri ile kaldirilinca (1811), yerine Bolu – Viransehir sancaklari adi ile iki mutasarriflik kuruldu. 1865’de Göynük, Bolu’ya ve Bolu sancagi da Kastamonu’ya baglandi. Kastamonu, vilayet merkezi oldu. Göynük de Bolu mutasarrifligina bagli bir kaza durumuna getirildi. Düzce – Akçakoca birlesik nahiyesi Göynük’e baglandi. Ancak 1870’de Düzce, Göynük’ten ayrilarak müstakil kaza oldu. Cumhuriyet döneminde ise Bolu vilayet olmus, Göynük, Düzce, Gerede ve Mudurnu Bolu’nun ilk kazalarini olusturmuslardir. 1923’de Göynük’ün ilk kaymakami Hursit Bey olmustur

 

Friglere ait en eski yazılı belge 1966 yılında Göynük`ün Soğukçam (Germenos) köyünde bulunmuştur. Soğukçam köyünün ve türbeönü kayasının bulunduğu çevre esas kısmıyla Asar Tepe`de bulunan bir Frig yerleşim yerini belirler. Burası Frigya`nın kuzey sınırı bölgesinde, kuzeyden gelecek tehlikeyi önleyecek bir kale mahiyetindedir.

Bölge Bitinya ile Frigya arasında bir geçiş sahası teşkil etmekte olup, daha sonraki çağda da her iki bölge özelliklerini gösteren eserlere rastlanmakta olup, burada iki bölge karakteristiği birbirine karışmaktadır.

Friglerden sonra üstünlük “Lidya”ya geçince “Bitinya ve Bitinya şehirleri” de Lidya`ya bağlandı (M.Ö. 620). Lidya Devleti M.Ö. 546 yılında İranlılarla yapılan savaşın sonunda yıkılınca hakimiyet Perslerin eline geçti. İran idaresi Anadolu`da 213 yıl sürmüştür. Makedonyalı İskenderin Asya seferi ile Anadolu`daki Pers hakimiyeti sona ermiştir.

M.Ö. 279 ve M.Ö. 74 yılları arasında Bitinya Krallığı hüküm sürmüştür. M.Ö. 188 senesinden sonra Anadolu Romalıların eline geçmişti. Romalılar Anadolu`da dolaylı (endirek) bir hegemonya kurdular. M.Ö. 74 yılında Bitinya Krallığı miras olarak Romalılara geçti.

Göynük`te Himmetoğlu köyü hudutlarında Çatak diye bilinen şu anda dahi hamam olarak kullanılabilen Romalılara ait hamam kalıntıları mevcuttur.

Sakarya`dan geçerek bir üçgen şekli gösteren “Roma Askeri” yolu Dadastan`dan geçerdi ki, Dadastan`ın bu günkü Göynük şehri olması muhtemeldir. Göynük`ün en eski adı “Koinon Gallicanan”dır, diyenlerde vardır.

M.S. 395`te Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldığı zaman Bitinya Doğu Roma`nın yani Bizansın hissesine düşmüştür.

Bizanslılar döneminde Anadolu arazisi Thema denen bir takım bölgelere ayrılmıştı. Bitinya`da ortaya çıkan Themalar; Opsikion, Optimatum ve Bukellarion olup, hepsi askeri karakter taşıyordu. Selçukluların tarih sahnesine çıkmasıyla Bizanslılar kale yapımına önem verdiler. Türk baskısı arttıkça Dadastana kalesini de diğer kaleleri gibi uyanık tuttukları kaydedilmektedir.

1200 yılların sonlarına doğru Bizans yönetimi iç mücadelelerle iyice zayıflamış, imparatorların hiçbir kuvvet ve nüfuzu kalmamıştı. Kent ve kasabalar Tekfur denilen yarı bağımsız derebeylerin eline geçmişti. Göynük ilçesinde Bizanslılar dönemine dönemine ait kalıntılara Susuz, Kilciler, Boyacılar, Kayabaşı, Narzanlar köyleri gibi bir çok köyde rastlanmakatadır.

1071 Malazgirt Zaferinden sonra 4-5 yıl gibi kısa bir zamanda bütün Anadolu gibi Bolu bölgesini de Bizanslıların elinden alan Kutalmışoğlu Süleyman Bey olmuştur. Anadolu bir asır kadar beylikler halinde idare edilmişti. Anadolu Selçuklu Devletini oluşturan 19 beylikten biri olan İznik Beyliği Bitinya`yı da içine alıyordu.

Ancak 1096`da haçlı seferlerinin başlamasıyla uzun yıllar Türk-Bizans savaşları yaşandı. Her iki tarafın uç kuvvetleri arasında ileri geri taşmalar olduysa da genellikle Denizli-Kütahya-Eskişehir-Bolu dolayları her iki taraf için sınır oldu. 1243 Kösedağ savaşından sonra Moğollar Anadolu`ya hakim oldular, Selçuklulara bağlı uç beyleri de İlhanilere vergi vermek suretiyle kendi varlıklarının devamını sağlamaya çalıştılar. Bu beyliklerden biri de Göynük beyliğidir. Bazı kaynaklarda Umurbey beyliği diye de geçmektedir. (Göynük ilçesine bağlı Umurlar köyü mevcuttur.) Kaynaklar Göynük Emiri Cakü beyin emrinde üç bin atlı olduğunu kaydetmekte sonraki yıllarda Umurbey diye kayıtlara rastlanmaktadır. Ancak bazı kalelerinde tekfurlar elinde olduğu rivayet edilir.

Göynük Jandarma Komutanlığı önünde görebileceğiniz frigyalılardan kalma eserler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.